Çiftçiler; ASPİR Bitkisini Tanımalısınız !

ASPİR BİTKİSİNİN ŞUANKİ PİYASADAKİ DURUMU :

Aspir bitkisinin ekim alanlarının, ticari olarak ekilmeye başlandığı 2004 yılından bugüne kadar geçen sürede 100 kat arttığı bildirildi. Anadolu’da yüzyıllardır hayvanlara yem için ekilen ve ”diken” olarak bilinen aspir bitkisinin ekim alanlarının, ticari olarak ekilmeye başlandığı 2004 yılından bugüne kadar geçen sürede 100 kat arttığı bildirildi.

Türkiye Aspir Derneği Başkanı ve Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Akınerdem, Aaspir ekiminin Anadolu’da yüzyıllardır geleneksel olarak yapıldığını söyledi.

Anadolu insanının aspir bitkisini develere, atlara ve eşeklere yem olarak ürettiğini ve bu bitkiye ”diken” ismini verdiğini dile getiren Akınerdem, yağ kalitesinin yüksek olması nedeniyle ıslah edilen çeşitlerinin ise 2004 yılından itibaren ticari olarak ekilmeye başlandığını anımsattı.

Prof. Dr. Akınerdem, kuraklığa dayanıklı, Anadolu orijinli aspirin 2004 yılında 100 hektarlık alanda ekiminin yapıldığını ifade ederek, 2010 yılında ise ekim alanlarının 100 kat artarak 10 bin hektar sınırına dayandığını vurguladı.

Aspir bitkisinin son yıllarda üreticiler ve yağ sanayicilerinin gündeminde de olduğunu kaydeden Akınerdem, bitkisel üretim desteklemelerinin yağlı tohumlu bitkiler lehine daha da yüksek olmasının ilginin artmasında etkili olduğunu belirtti.

Akınerdem, 2011 yılı için kilo başına desteklemenin buğdayda 5, arpada 4 kuruş iken, aspirde 40 kuruş olduğuna dikkati çekti.

SATILMADAN KENDİNİ AMORTİ EDİYOR

Aspirde kilogram başına 40 kuruş destekleme verilirken, bir kilogram aspirin çiftçiye maliyetinin 40 kuruş bile olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akınerdem, şunları kaydetti:

”Ayrıca aspir ekiminde sertifikalı tohum için kilogramda 5, mazot için litrede 4 kuruş destek veriliyor. Aspir henüz satılmadan kendini amorti ediyor. Tarım ve Köyişleri Bakanlığının çok önemli destekleri var. Yine tohumunda yüzde 30-45 arasında yağ bulunan aspir, içeriğindeki oleik asit sayesinde zeytinyağı gibi rafine edilmeden tüketilebiliyor. Yağı, sabun, boya, vernik ve cila olarak kullanılabiliyor. Yine ürünün 3’te 2’sinden küspe olarak faydalanılabiliyor. Küspede yüzde 25 oranında protein barındırıyor. Renkli çiçekleri gıda ve kumaş boyasında kullanılabilen aspir bitkisinin yağı da biyodizel olarak kullanılıyor.”

Akınerdem, aspir bitkisinin bu avantajları nedeniyle çiftçinin her geçen yıl daha fazla ilgisini çektiğini anlatarak, ”Kilogramda 40 kuruş destek alan aspirin ekim alanlarının bu yıl yüzde 100 artarak 20 bin hektara ulaşmasını bekliyoruz. İlginin böyle devam etmesi durumunda 10 yıl içerisinde aspir üretim alanlarının 500 bin hektara çıkacağını ve yağ açımızı kapatmada önemli yol alınacağını tahmin ediyoruz” diye konuştu.

Çiftçilere yağışların uygun olduğu şu günlerde boş kalan arazilerine hatta nadas alanlarına aspir ekmeleri tavsiyesinde bulunan Akınerdem, aspirin buğdaya nazaran çiftçilere 2 kat fazla gelir getirdiğini söyledi. Akınerdem, yağ sanayicilerinin de ürüne tarladayken talip olmalarının ekim alanlarını artıracağını sözlerine ekledi.

ASPİR BİTKİSİ VE TARIMI NASIL OLUR ?

Aspir, genellikle 80-100 cm arasında boylanabilen, dikenli ve dikensiz formları olan, dikenli formların dikensizlere göre daha fazla yağ içerdiği, sarı, beyaz, krem, kırmızı ve turuncu gibi değişik renklerde çiçeklere sahip, tohumları, beyaz, kahverengi ve üzerinde koyu çizgiler bulunan beyaz taneler şeklinde olan (ender durumlarda siyah tohumlara da rastlanabilir), dallanan ve her dalın ucunda içerisinde tohumları bulunan küçük tablalar oluşturan, renkli çiçekleri (petal) gıda ve kumaş boyasında kullanılan, derinlere gidebilen bir kazık kök sistemine sahip, tohumlarında % 30-50 arasında yağ bulunan, Linoleik (Omega-6) ve Oleik (Omega-9, zeytin yağı kalitesinde) olmak üzere 2 ayrı tipi olan, yağı yemeklik olarak kaliteli, biodizel yapımında da kullanılabilen, küspesi hayvan yemi olarak değerlendirilen, kuraklığa dayanıklı, yazlık karakterde ve ortalama 110-140 gün arasında yetişebilen tek yıllık bir uzun gün yağ bitkisidir.

ASPİR TARIMI

Aspir tarımındaki en önemli avantaj (kolaylık), Buğday-arpa tarımında, toprak hazırlığından ürünün depoya alınmasına kadar geçen sürede kullanılan bütün alet-ekipmanların bu bitkinin tarımında da kullanılabilmesidir. Belki de bu özelliğinden dolayı, üreticiler tarafından benimsenmesi daha kolay ve çabuk olacaktır.

TOPRAK HAZIRLIĞI: Toprak bakımından çok da seçici olmasa da, derin, verimli tınlı, drenaj problemi olmayan ve su tutma kapasitesi yüksek, pH değeri nötr veya nötr’e yakın (pH 5-7) olan topraklar aspir tarımı için idealdir. Daima bu tip topraklar tercih edilmelidir. Ancak, kıraç alanlarda da başarılı bir şekilde yetişebilmektedir.
Aspir tarımı yapılacak alanlarda dikkat edilecek bir diğer önemli konu ise, tarlanın özellikle yağmur sularını göllendirmeyecek bir konumda olması, yüzey drenajının iyi olması gerekir. Eğer, tarla içerisinde yer yer çukur alanlar var ise ve yüzey drenajı da kötü ise, özellikle yağış suları ve sulama suları bu alanlarda birikerek bitkinin kök bölgesinin bazı hastalıklara açık hale gelmesine neden olacaktır.
Toprak hazırlığı olarak, eğer tarla, bir önceki bitkiden sonra aspir ekimine kadar boş bırakılacaksa, sonbaharda veya ilkbaharda pullukla sürülmelidir. Ekimden önce ise, diskaro ile ekime hazırlamak yeterli olacaktır.
Tarla hazırlığının ekimden hemen önce yapılması, bahar aylarında tarlada ortaya çıkacak kendi gelen bitkiler (halaza-bir önceki ve/veya diğer kültür bitkileri) ve yabancı otların yok edilmesi nedeniyle, aspir’in ilk gelişme dönemleri için temiz, yabancı otlardan arınmış bir yetişme ortamı sağlayacaktır. Tuzlu topraklar, aspir tarımı için olumsuz etkide bulunur. Aspir’in tuza dayanıklılığı, arpa ile aynıdır. Toprakta tuzun fazla bulunması, çimlenmeyi, verimi ve tanedeki yağ oranını düşürür.

GÜBRELEME: Ekimden önce, toprak tahlili yaptırılarak eksik olan bitki besin maddeleri tamamlanmalıdır. Köklerin derinlere gidebildiği göz önüne alınarak, toprak tahlillerinin 1.0-1.5 m derinlikten alınan örneklerle de yapılması gerekir. Etkili kök derinliğinde, bitkinin alacağı besin maddeleri mevcut olmalıdır. Toprak tahlilinin yapılamadığı durumlarda, dekara 12-15 kg saf azot (N) hesap edilerek, bitki gelişmesine başlangıç olması için bir miktar da fosfor (P) ilavesi yapılarak ekimden önce toprağa serpilip karıştırılmalıdır. Tavsiye edilen normal fosfor miktarı, dekara 3-5 kg dır. Aynı şekilde, Potasyum (K) gübrelemesi de yapılmalıdır. Fakat, ülkemiz toprakları, genelde potasyum açısından yeterli kabul edilmektedir.
Gübreleme açısından, piyasada bulunan ve kompoze bir gübre olan 20-20-0 gübresi en uygun olanıdır. Eğer potasyum gübrelemesi gerekiyor ise, sadece potasyum içeren gübreler ilave olarak da verilebilir. Eğer, bu 3 tip gübreyi aynı anda vermek gerekirse, yine kompoze bir gübre olan 15-15-15 gübresi seçilebilir. Bu tip gübre verilecekse, fosfor ve potasyum miktarına göre hesap yapılıp, toplam miktar belirlenmeli, eksik kalacak olan azot miktarı için de, sadece azot içeren amonyum nitrat veya üre gibi gübreler kullanılmalıdır. Eğer, topraktaki fosfor ve potasyum miktarları yeterli ise, sadece azot gübrelemesi için, daha önce bahsedilen amonyum nitrat veya üre gübresi tek başına kullanılabilir. Tahlil sonuçlarına göre, değişik alternatifler yaratmak mümkündür.
Aspir bitkisi 3.5-4 ay gibi kısa bir sürede yetişebildiği için, gerekli olan bütün gübrelerin ekimden önce bir seferde toprağa serpilip karıştırılması gerekir. Gübrenin bir seferde ekimle veya ekimden önce verilmesi göz önüne alındığında, etki süresinin yavaş ve sürekli olması nedeniyle, üre gübresinin kullanılması daha mantıklı olacaktır. Eğer, ekimden önce toprağa karıştırılmayıp ekimle beraber uygulanacak ise, tohum ve özellikle ürenin birbirlerine temas etmemesine özen gösterilmelidir. Aksi takdirde, çimlenme ve çıkışlarda problemler yaşanabilir.

EKİM TARİHİ : Aspir, yazlık bir bitki olduğundan bahar ayında ekilmelidir. Ancak, kışları fazla soğuk olmayan, ılıman bölgelerde kışlık olarak da ekilmesi mümkündür. Örneğin, ülkemizde Çukurova bölgesinde kışlık olarak, Kasım ayında ekilebilir.
Yine Çukurova bölgesi yanında, bahar-yaz yağışları olmayan veya yetersiz kalan Şanlı Urfa gibi güney bölgelerimizde (tabii kışı ılıman olmak şartıyla) kışlık olarak Kasım ayında veya Aralık ayı başlarında ekilmesi tercih edilmelidir.
Fide döneminde, diğer bitkilere oranla soğuklara daha fazla dayandığı için, biraz daha erken ekilebilir. Ekimin 20 Mart-20 Nisan tarihleri arasında yapılması uygundur. Geç ekimlerde, bitkiler kısa kalmakta, dallanma azalmakta, verim ve tanedeki yağ oranı düşmektedir. Bu nedenle, ekimlerin zamanında ve uygun şekilde yapılması çok önemlidir.
Sıra Arası ve Ekim Şekli: Değişik sıra aralıklarında ekim yapılmasına rağmen, yabancı ot mücadelesi ve kontrolü açısından, sıra arasının dar tutulması en iyi yöntem olarak kabul edilmektedir. Bu amaçla, tavsiye edilen en uygun sıra arası, 15-20 cm dir.
Hububat ekiminde kullanılan makineler (mibzerler), aspir ekiminde de rahatlıkla kullanılabilmektedir. Daha geniş sıra aralıklarında (40-60 cm) ekim yapıldığı takdirde, yabancı ot mücadelesi ve kontrolünde sıkıntılar yaşanmaktadır. Çünkü, geniş sıra aralıkları, yabancı ot gelişimini teşvik etmektedir. Böyle durumlarda, özel aletlerle (yüksek ve ince lastikli traktörler) veya yine ekimde belli aralıklarla boş sıralar bırakılarak çapa makinesinin buralardan hareket etmesi sağlanmaktadır. Bu da fazladan masraf gerektiren, üretim maliyetlerini arttıran işlemlerdir.

TOHUMLUK MİKTERI VE EKİM DERİNLİĞİ : Sıra arasının 15-20 cm olduğu durumlarda, dekara 4-6 kg tohumluk kullanılmalıdır. Bu durumda, tohumun iriliğine göre (1000 tane ağırlığı), dekarda 100.000-120.000 arası bitki (ortalama 100.000 bitki) bulunacak ve sıra üzeri mesafesi de 5 cm olacaktır. Dekara atılacak tohumluk miktarı ortalama olarak 5 kg’ ın altında olmamalıdır. Çok küçük taneli çeşitlerde daha az miktarda tohumluk kullanmak gerekir (yaklaşık 4 kg). Geniş sıra aralıklarında, tohumluk miktarı 2-3 kg civarındadır.
Dekara 5-6 kg tohumluk kullanımı ilk bakışta biraz fazla gibi gözükse de, yeşil aksama uygulanabilecek yabancı ot ilaçlarında sıkıntı yaşandığı için ve büyümenin ilk dönemlerindeki rozet büyüme sırasında aspir bitkilerinin yabancı otlara boğdurulmaması için biraz sık ekmekte fayda vardır. Bu sıklık belki hastalık problemi yaratabilecektir ancak, yabancı ot problemini kontrol etmek açısından gereklidir.
Ekim derinliği, toprak şartlarına göre değişiklik gösterse de, 2.5-4.0 cm’ lik ekim derinliği en idealidir. Ekimde hiçbir zaman 5 cm’ den daha derine tohum bırakılmamalıdır. Üniform çıkışlar, genellikle sığ (yüzlek) ekimlerde sağlanmıştır.

YABANCI OT KONTROLÜ : Aspir bitkisi, gelişmenin ilk 3-4 haftalık döneminde yabancı otlarla rekabet edemez. Bu konuda çok zayıf olduğu için, yabancı otlardan çok etkilenir. Bu nedenle, gelişmenin ilk dönemlerinde bitkiyi yabancı otlarla rekabete sokmamak için, ekimden önce tarlanın bir çıkış öncesi herbisit (ot ilacı) ile ilaçlanması ve ilacın toprağa karıştırılması gerekir veya çıkıştan hemen önce tarla yüzeyine uygulanması gerekir. Aspir tarımında çıkış öncesinde tarla yüzeyine veya ekimden hemen önce toprağa karıştırılarak kullanılabilecek ve tavsiye edilen herbisitlerden bir kaçı şöyledir; Trifluralin, Metolachlor, EPTC, Barban, Profluralin ve Paraquat. Bunlar, etkili kimyasal maddelerden birkaçı olup, ticari ilaç isimleri firmalara göre değişik isimler altında olabilir.
Bunlardan, Metolachlor (Dual II) hem ekim öncesi toprağa karıştırılarak hem de ekimden sonra-çıkıştan önce toprak yüzeyine uygulanabilir. Diğerleri ise, sadece ekimden önce toprağa karıştırılarak uygulanır. Çıkış sonrası yabancı otların yeşil aksamına uygulanabilecek herbisit olarak “Stomp” kullanılabilir.
Ancak, daha önce de belirtildiği gibi, ekimde sıra arasının dar tutulması (15-17 cm), yabancı otları bastıracağından, ayrı bir yabancı ot mücadelesi gerekmeyecektir. Çıkış sonrası yabancı otların kimyasal yolla mücadelesinde yeşil aksama kullanılabilecek herbisitlerin piyasada bulunamama ihtimaline karşı, ekimden önce ekilecek alanın mutlaka treflan ile (dekara 230-250 g) ilaçlanması gerekir. Bu doz miktarı, normal tarla içindir. Çok ağır topraklarda (kil oranı yüksek) bu doz 300 gr’a a kadar çıkarılabilir. Kumsal tarlalarda, Treflan dozu dekara 150-160 gr olmalıdır. Aksi takdirde, bitkilerde yanmalar ortaya çıkabilir.

ÇEŞİTLER : Günümüzde, sadece 3 aspir çeşidi mevcuttur. Bu çeşitlerden 2 tanesi (Yenice ve Dinçer), 1983 yılına kadar tescil edilen çeşitler olup, 1 tanesi ise 2005 yılında tescil edilmiştir. Daha önce yıllarda, 5-154 olarak üretimi yapılan hat, 2005 yılında Remzibey-05 ismiyle tescil edilmiştir. Bu çeşitler, Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilmiştir. Bu çeşitlere ait bazı tarımsal özellikler aşağıda verilmiştir.
Yenice: Dikensiz, kırmızı çiçekli, 100-120 cm boyunda bir çeşittir. Diğer 2 çeşitten 10-15 gün daha geç hasada gelir. Bin Tane ağırlığı 35-40 gr arasında olup, tanedeki yağ oranı da % 20-25 arasında değişir. Linoleik tip yağa sahiptir.
Dinçer: Dikensiz, mat-kırmızı renkte çiçeklere sahip, 90-100 cm boyunda bir çeşittir. Remzibey çeşidinden 2-3 gün önce hasada gelir. Bin Tane ağırlığı 45-50 gr arasında olup, tanedeki yağ oranı % 25-28 arasında değişir. Linoleik tip yağa sahiptir.
Remzibey-05: Dikenli, sarı çiçekli, 60-80 cm boyunda bir çeşittir. Tescili 2005 yılında yapılmıştır. Bu yıla kadar 5-154 ismiyle üretim izinli olarak bilinmekteydi. Bin Tane ağırlığı 45-50 gr arasında olup, tanedeki yağ oranı % 30-35 arasında değişir. Yağı oleik tiptedir (zeytin yağında olduğu gibi)
SULAMA : Her ne kadar kuraklığa dayanıklı bir bitki olsa da, kritik dönemlerinde sulama yapılması verimi arttıracaktır.
Aspir tarımında tane verimi açısından en kritik dönemler, sapa kalkma dönemi ve çiçeklenme öncesi dönemlerdir. Bu iki dönemde de, eğer havalar çok kurak giderse ve toprakta yeterli rutubet yoksa, sulanması verimi olumlu yönde arttıracaktır. Sapa kalkma dönemi, genellikle çıkıştan 20-25 gün sonraya denk gelmektedir. Çiçeklenme öncesi dönem ise, çeşitlere bağlı olarak, yine çıkıştan yaklaşık 55-65 gün sonrasına denk gelmektedir. Bu dönemlerde, eğer yeterli yağış alınamaz ise ve sulama imkanı da varsa, yapılacak ek bir sulama verimi arttıracaktır.
Eğer sulama yapılacak ise, kuraklık belirtileri bitki üzerinde ortaya çıkmadan önce yapılmalıdır. Özellikle, bitkilerin alt yapraklarında ortaya çıkacak “yanma” lar (yaprakların kahverengileşmesi), bitkinin su stresine (kuraklık) girdiğinin en belirgin işaretidir. Çok sıcak havalarda, sulama yapılmamalı veya çok kısa sürede bitirilmelidir.
Sulama ile ilgili diğer bir konu ise, sulama suyu hiçbir zaman tarla yüzeyinde uzun süre göllenmemelidir. Bu durum, bazı kök hastalıklarına uygun ortam hazırlar.

HASAT : Yaprakların büyük bir bölümünün tamamen kuruduğu (kahverengileştiği), çiçek çanak yapraklarının hemen hemen kahverengiye döndüğü (geç açmış çiçek tablalarındaki çanak yapraklarında hafif bir yeşillik olabilir) ve tablaların elle kolaylıkla harmanlanabildiği ve tanelerin tamamen beyaz renk aldığı dönem hasat zamanının geldiğinin bir işaretidir. Bu dönem, genellikle çiçeklenmeden yaklaşık 4-5 hafta sonraya denk gelen dönemdir. Bu dönemde, bitkiler fizyolojik olgunluğa ulaşmış demektir ve hasat yapılabilir.
Hasat, zamanında, geciktirilmeden hemen yapılmalıdır. Aksi takdirde, tanelerde renk değişikliği ve eğer yağış olursa, tablalarda bulunan tanelerin çimlenmesi söz konusudur.
Hububat (Buğday-arpa) hasadında kullanılan biçerdöverler, aspir hasadında da rahatlıkla kullanılabilir. Ancak, makinenin ayarlarının uygun bir şekilde yapılması zorunludur.
Biçerdöverin dolap hızı, hareket hızından % 25 daha fazla olmalıdır. Hasat-harman sırasında, tanelerde kırılmayı önlemek için, 55 cm’ lik batörlerde, batör hızı düşük bir seviyeye, 550 devir/dakika, ayarlanmalıdır. Diğer bir ifadeyle, çevresel hızı yaklaşık 910-920 m/dakika olmalıdır. Kontrabatör açıklığı, ön tarafta 1.5-1.6 cm, arka tarafta ise, 1.2-1.3 cm olmalıdır. Bitki artıkları nedeniyle makinenin tıkanmasını önlemek için, eleklerin sarsılma hızı, hububat için kullanılan hızdan daha fazla olmalıdır. Boş tanelerin ve sap parçalarının kolaylıkla atılması için, fan ayarının da yeterli olması gerekir.
Hasat edilen ürünün problemsiz, uzun bir süre ve güvenli bir şekilde depolanabilmesi için tane neminin % 8 olması gereklidir. Bu oran, % 10′ u geçmemelidir.

SANAYİDE İŞLENMESİ : Aspir yağlık bir ürün olduğu için, sanayide yağ elde etmek üzere değerlendirilir. Yağ elde edilmesinde, ayçiçeği işleyen tüm makineler aspir işlemeye de elverişlidir. Herhangi bir makine değişikliğine gerek yoktur. Bu nedenle, ülkemizde sanayide işlenmesi açısından hiçbir problem olmaması gerekir.
Yağ alındıktan sonra geriye kalan küspe içerdiği % 22-24 protein nedeniyle iyi bir hayvan yemi olarak değerlendirilmektedir.

Daha Fazla Bilgi İçin:

Dr. Metin BABAOĞLU
Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü
Müdürlüğü P.K: 16 EDİRNE

Tel: 0284-235 81 82
Faks: 0284-235 82 10

Tags:

  aspir fiyatları  aspir fiyatları 2011  aspir fiyatı  aspir fiyatları 2013  aspir yağı  aspir fiyatı 2011  aspir kilo fiyatı  aspir fiyatı 2013  aspir kilosu ne kadar  aspir kg fiyatı  aspir yağı fiyatı  2011 aspir fiyatı  2013 aspir fiyatları  aspirin  aspir tohumu fiyatları  aspir balı  aspir fiyat 2013  aspir alım fiyatları  aspir tarımı  100 kat vernik  
Bu yazı Çumra Basınından, Çumra' da Tarım kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Çiftçiler; ASPİR Bitkisini Tanımalısınız ! için 9 cevap

  1. Hamit Güneş der ki:

    Hocam bu yıl Ankara ilçesi Haymana da 300 dekar aspir ektim 52 ton aspir aldım. Bu yıl 600 dekar ekiyorum ve 4000 dekar da köylülerime ektiriyorum. Ekimde ot ilacı kullanmadım ve problem yaşamadım aynı şekilde ekmek istiyorum bu konuda bilgilendirmeniz dileği ile iyi çalışmalar.

    • hakan der ki:

      hamit bey bende ekmek istiyorum.ekonomik değeri nasıl acaba,yerimiz çukorova iklimiyle aynı

      • Hamit Güneş der ki:

        Hakan bey aspir bitkisi buğday ve arpadan daha daha avantajlı ve destekleri yüksek olan bir bitki olup kurak iklime dayanıklılığı olmasıda ayrı bir özelliğidir.Ayrıca ekim maliyetleri buğdaydan daha az ve satış problemi olmayan, toprağın ph değerini artıran bir bitkidir. Ekmenizi tavsiye ederim.

    • Ahmet der ki:

      Konu ile ilgili ticari ve dost amacli gorusme imkani sagliyabiliceginiz irtibat iletisim yolu acarsaniz sevinirim aspirle ilgili calismalarimiz mevcuttur tesekkur ederim Ahmet ORUC

  2. şaban özdemir der ki:

    hocam merhabaalar ben ankarada ciftcilik yapıyorum.bu sene ilk defa aspir ektim ve ilaclama yapmadım yapılmaz dediler ekenler ve şimdi ise başka kişilerle konuştugum zaman da neden yapmadın diye kızdılar 01,03,2013 bu tarihde ekim yaptım 05,03,2013 zamanına kadar .400 sönüm kdar ektim ANKARA bala beynam köyü …..şimdi yeşerdigi zaman ilaclama yapayım mı ot basar mı ne dersiniz ne önerirsiniz.TEŞEKKÜRLER

    • cabir özdemir der ki:

      gölbaşı emirler köyünde yaklşık 300 dekar kadar bende ektim.anıza.Hiçbir şekilde toprak işlemesi yapmadım.Ancak yabancı otlar çok fazla ne yapacağımı da bilmiyorum.Çok yere sordum çok farklı öneriler var.Biribirine tıpa tıp uyan hiç bilgi yok.Kararım şöyle;
      1-aspir çıkmadan önce toprakta kalıntı bırakmayan dar ve geniş yaprakları öldüren ot ilacıyla ilaçlayacam,gelen aspirlere zararı olmayan Herbisitlerden aldım…
      2-Çimlenme olmuşsa,yüzeye yakınsa tamamen çıkmasını bekleyecem ve çıkış sonrası zarar vermeyen farklı iki herbisiti kullanacam…Ne olacak bilmiyorum..kararım böyle
      Sizde böyle yapın iyi olur tavsiyesi kesinlikle değildir.Zarar görürseniz,üzülürüm. mesuliyet kabul etmem…

  3. selman sevinç der ki:

    slm arkadaşlar aspir çiçeğinden arı bal alır mı

  4. SEMİH der ki:

    15 tona yakın aspir bulunmaktadır. ankara bala ilçesinde. İLGİLENEN LER ARASIN .SEMİH 05325877397

  5. selahaddin eyyüp der ki:

    arkadaşlar biz bu yıl aspir ürettik dönüm başına ortalama 100 kg aldık fiyatı geçen yıl 800 iken bu yıl 700 e düştü ekim alanı birazdaha artar ise fiyatı düşünmek bile istemiyorum bir daha ekmeyi kesinlikle düşünmüyoruz saygılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>